Hububat, bakliyat, yağlı tohumlar ve mamulleri sektöründen 5,8 milyar dolar ihracat
08/07/2026 - 16:29:00
Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) tarafından paylaşılan verilere göre; ayçiçek yağı, makarna ve buğday ununun yanı sıra çikolata, kakaolu ürünler, bisküvi, gofret ve şekerleme çeşitleri gibi temel gıda kalemlerini kapsayan hububat, bakliyat, yağlı tohumlar ve mamulleri sektörü yılın ilk yarısında ayında 5,8 milyar dolarlık ihracat yaptı.
Miktar bazında ihracat geçtiğimiz yılın aynı dönemine göre gerilemiş olsa da ihracat birim fiyatlarında yaşanan yükselişin etkisiyle, değer bazındaki düşüş yüzde 3,7 seviyesinde kaldı. Geçtiğimiz yılın aynı dönemine göre ihracatın yüzde 20,1 artışla 663,9 milyon dolara yükseldiği ayçiçek yağı, sektörde ilk sırada yer alırken; yüzde 19 düşüşle 500,7 milyon dolar olarak kayıtlara geçen çikolata ve kakao bazlı ürünler ikinci sırada yer aldı. 701,9 milyon dolar ihracat yapılan Irak pazarındaki düşüşün etkisiyle, Orta Doğu’ya ihracatta gerileme yaşandı.
“Akut kriz ortadan kalksa da yeni denge arayışı bitmedi”
Küresel gıda ticareti için yılın ilk yarısının jeopolitik krizlerin, iklimsel şokların ve girdi maliyetlerinin eş zamanlı test edildiği bir dönem olarak geride kaldığına dikkat çeken TİM Hububat, Bakliyat, Yağlı Tohumlar ve Mamulleri Sektör Kurulu Başkanı Nihat Uysallı, “Küresel ticaret koridorlarında Hürmüz Boğazı odaklı tansiyonun yerini kademeli normalleşmeye bırakması gıda ticaretinde akut krizi dindirmiş olsa da geçmiş ayların maliyet tortuları ile yeni iklim anomalilerinin çarpıştığı yeni denge arayışı henüz bitmedi. Üre ve azotlu gübre sevkiyatlarının yeniden hız kazanması piyasaların üzerindeki lojistik baskıyı azaltırken, Karadeniz havzasındaki hasat ilerlemesi ile birlikte Haziran ayında küresel buğday fiyatlarında yüzde 4,4’lük bir gerilemeyi beraberinde getirdi. Ancak bu gevşemenin, dünya tarımının enerji-jeopolitik-iklim üçgenindeki kronik kırılganlığını ortadan kaldırdığını söylemek için çok erken. Çünkü yılın ilk beş ayında küresel gübre fiyatlarında yaşanan yüzde 35’lik sert yükselişlerin yarattığı yük, distribütörlerin elindeki yüksek maliyetli stokları eritme çabası yüzünden tarımsal üreticinin omuzundan tamamen kalkmış değil. Üstelik geniş bir coğrafyada kuraklık endişelerini körükleyen 'Süper El Niño' dalgası gibi gelişmeler, küresel tahıl ve pirinç üretim beklentilerini geçen yılki tarihi rekor seviyelerin altına çekmeye başladı. Karşımızdaki tablo gıda ticaretinin basit emtia fiyatlaması olmaktan çıktığı; tedarik zinciri esnekliği ile ekosistem iş birliklerinin hayati önem kazandığı, yeni nesil tüketicilerin sağlık, sürdürülebilirlik ve fonksiyonel faydayı bir arada talep ederek pazar modellerine tavizsiz standart getirdiği yeni bir döneme işaret ediyor” dedi.
“Fonksiyonel gıda segmentlerine yoğunlaşmak rekabet gücümüzü artıracak”
Türkiye’nin, küresel ölçekteki maliyet-arz denklemini, bu sezon topraklarımızda filizlenen, yüksek yerli üretim bereketiyle göğüslediğini ifade eden Uysallı şunları belirtti: “İklim nedeniyle hasat takviminin dar bir periyoda sıkışarak yoğunlaştığı bu süreçte, rekolte hacmi tüm bölgelerimizde yüksek seyrediyor. Toprak Mahsulleri Ofisimizin 1,5 milyon tona yaklaşan proaktif alımları ve sezon genelinde öngörülen 10-12 milyon tonluk devasa müdahale kapasitesi, iç piyasa istikrarının güçlü teminatı olmayı sürdürüyor. Yüksek hasat sayesinde 2026/27 sezonunda dış alım stratejimiz, un ve makarna sanayimizin ihtiyaç duyduğu yüksek proteinli nitelikli hammadde açığını kapatmakla sınırlı olacak. Küresel fiyat oynaklıkları ve un ihracatındaki dönemsel daralmalar karşısında rekabetçilik stratejimizse, hammadde gücümüzü ileri teknolojiye dayalı işleme sanayimizle birleştirmek ve ihracat menzilimizi küresel pazarda yükselen bir grafik çizen makarna, bisküvi, irmik ve yüksek katma değerli fonksiyonel gıda segmentlerine daha agresif bir şekilde kaydırmak… Tarımsal hammadde akışındaki operasyonel zorlukları kamu-özel sektör eş güdümü ve esnek lojistik altyapımızla aşarak, Türkiye’yi küresel gıda arz güvenliğinin ve nitelikli işlenmiş gıda ticaretinin vazgeçilmez merkez üssü olarak tahkim etmeye devam edeceğiz.”